Yazı Detayı
25 Mart 2020 - Çarşamba 22:39 Bu yazı 306 kez okundu
 
Corona ve “Biyo-terörizm”
Hayri Yıldız
 
 

Biyolojik ajanların milletler ve halklar tarafından silah olarak kullanımının uzun bir tarihi vardır.

Her ne kadar biyolojik ajanların kasıtlı kullanımına ilişkin eski zamanlara ait örneklerin hastalık yapmada etkili olup olmadıklarını ve doğal oluşumlu hastalıkların bu eylemlerle karıştırılıyor olup olmadığını belirlemek zor olsa da bazılarının hiçbir şüpheye yer vermeyecek kadar kesinlik kazandığı gerçeğinin göz ardı edilmesinin de bir mantığı yoktur.

***

O kadar örneği vardır ki tümünü yazmak yerine tarihin belirli dönemlerinden verilecek örneklerle yetinmek mümkün.

Örneğin; Kartacalı General Hannibal’ın Bergamalı düşman gemilerini alt etmek için “yılan zehiri” kullandığı M.Ö. 190 yıllarına kadar tarihlendirilmektedir.

Tarih 1346 yılında, günümüzde Ukrayna sınırları içinde kalan ve Feodosya olarak bilinen Kefe şehri kuşatmasında Tatarların salgın oluşturmak için vebadan ölmüş insan cesetlerini mancınıkla şehrin içine attıklarını yazmaktadır.

Daha yakın bir örnek 1756-1763 yılları arasında İngiltere ve Fransa arasında yapılan “Yedi Yıl Savaşları”nda çiçek virüsünün kullanımıdır. İngilizler çiçek virüsü bulaştırılmış battaniyeleri Kızılderililere dağıtarak bir salgın oluşturmuş ve bu şekilde Kızılderili kabilelerinin İngiliz yerleşimcilere karşı mücadele etmelerini engellemişlerdir. Bu metot “Amerikan İç Savaşı”nda da kullanılmıştır.

***

Zaman geçtikçe biyolojik ajanların kullanımı daha da artarak devam etmiştir; Birinci Dünya Savaşı’nda Almanlar müttefiklerinin at ve sığırlarına gizlice “şarbon ve “ruam” hastalıklarını bulaştırmıştır.

Almanların Ruslara karşı 1915 yılında “veba” kullandıklarına ve İtalya’ya karşı “kolera” kullanma girişimde bulunduklarına dair raporlar da mevcuttur.

1932 ve 1945 yılları arasında Japonya, 731. Birim adı verilen birimde biyolojik silah araştırmaları gerçekleştirmiş ve üzerinde araştırma yaptığı on binin üstünde savaş esirinin “şarbon”, “menenjit”, “kolera” ve “veba”dan ölmesine sebep olmuştur.

***

Japonya deneylerine, Çin halkına karşı kullandığı biyolojik ajanlarla devam etmiş ve en az 11 Çin şehrine yaptığı biyolojik saldırılarla “tifo”, “kolera” ve “veba” salgınları oluşturarak on binlerce insanın ölümüne sebep olmuştur. Saldırılar suların ve gıda kaynaklarının biyolojik ajanlarla kirletilmesi, bakteri içerikli bomba atılması gibi yöntemlerle gerçekleştirilmiştir.

Mançurya bölgesinde Japonlar tarafından kullanılmış metotlardan biri de “veba” mikrobu taşıyan pirelerle dolu pirincin uçaklardan atılması olmuştur. Bu pirinci yiyen fareler veba mikrobunu taşır hale gelmiş, böylece hastalığın insanlar üstünde geniş bir coğrafya boyunca yayılması için gerekli koşullar yaratılmıştır. Milletler Cemiyeti Japonya’nın Mançurya’da gerçekleştirdiği bu faaliyetleri araştırmak için bölgeye bir heyet gönderdiğinde Japon askerleri heyetin gıdalarına kolera bulaştırma girişiminde dahi bulunmuşlardır.

***

İkinci Dünya Savaşı’nı ve Japonya’nın biyolojik savaş programını takiben Amerika Birleşik Devletleri de kendi biyolojik silah programını başlatmıştır. Programda ilk olarak tahıl ürünlerine karşı kullanılacak bitki yok edici patojenler üstüne çalışılmıştır. ABD tarafından insanlara karşı kullanılmak üzere silaha dönüştürülmüş ilk ajan; hayvanları da enfekte eden “Brusella” bakterisi olmuştur. Amerikan ordusu tarafından silahlaştırılan ve stoklanan diğer ajanlar; “antraks”, “botulizm”, “tularemi”, “Q ateşi”, “stafilokokal enterotoksin B (SEB)”, “Venezuella At Ensefaliti” olmuştur.

1969 yılında ABD biyolojik silah programını durdurduğunu ilan etmiştir.

1990’larda dini bir terörist örgüt olan “Aum Shinrikyo”, Tokyo’da “şarbon” ve “botulizm” saldırıları yapma girişimlerinde bulunmuş fakat başarılı olamamıştır. Botulizm, “Clostridium botulinum” bakterisinin ürettiği, sinir sistemine saldıran zehirli bir toksinin neden olduğu nadir ve potansiyel olarak ölümcül bir hastalıktır. Gıda kaynaklı olup toksin içeren yiyecekler yenildiğinde meydana gelir. 1995 yılında bu örgüt Tokyo metrosunda sarin gazı ile gerçekleştirdiği saldırıda 5000 kişinin etkilenmesine, 1000 kişinin hastaneye kaldırılmasına, 19 kişinin de ölmesine sebep olmuştur. Bu saldırı en kötü şöhretli terörist saldırılardan biri olarak tarihe geçer.

*** 

Amerika Birleşik Devletleri’nde de yakın tarihte biyolojik saldırılar gerçekleştirilmiştir. 1984 yılında “Rajneeshe” mezhebine ait teröristler Oregon’da 10 yerel restoranda salata barlarına öldürücü bir bakteri olan “Salmonella typhimurium” bulaştırmışlardır. Olayda 751 kişide bağırsak enfeksiyonu oluştuğu rapor edilmiştir. Mezhebin amacı oy vermeye gidecek vatandaşların sayısını azaltarak yerel seçimi etkilemek olmuştur.

Örnekler, biyolojik saldırıların tespit edilmesinin güçlüğünü ve denetleme metotlarının bu tür olayların sebebini belirlemedeki yetersizliğini göstermektedir.

Toplumlar ve hükümetlerin biyolojik silahlara karşı gösterdikleri tepkiler uluslararası bir anlaşmanın ortaya çıkmasını sağlamış, 1972 yılında, genelde Biyolojik Silahlar Anlaşması olarak adlandırılan “Bakteriyolojik ve Toksin Silahlarının Geliştirilmesi, Üretimi ve Depolanması ve İmhası”na dair anlaşma 79 ülke tarafından imzalanıp 1975 yılında yürürlüğe girmişse de dünyamızda biyolojik silahların kullanımı ne yazık ki devam etmiştir.

***

Velhasıl “Biyo-terörizm”, günümüzde giderek büyüyen bir tehdittir. Bugün 17 ülkenin aktif olarak yürüttüğü biyolojik silah programı olduğu düşünülmektedir. Bir saldırıyı önceden tahmin etmek ve engellemek çok zordur. Bu yüzden olası bir saldırıya hazırlıklı olmak ve saldırı gerçekleştiğinde alınması gereken kişisel tedbirleri bilmek çok önemlidir.

***

Peki, akıl sahibi olan insan ne yapar?

 

Yaşlandığı için gücünü kullanarak yiyecek elde edemeyen bir “aslan” bazı hilelere başvurmaya karar verir. Bir mağaraya çekilip hastaymış gibi yatar ve kendisini ziyarete gelen hayvanları teker teker midesine indirir.

Birçok hayvan ortadan kaybolunca bir “tilki” neler olup bittiğini anlamakta gecikmez.

Aslanı ziyarete gider ve mağara girişinin dışında “güvenli bir mesafede” durup nasıl olduğunu sorar.

Oh, pek iyi değilim” diye cevap verir aslan.

Niye içeri girmiyorsun?”

Tilki, “Girerdim ama içeri doğru girmiş olan ayak izlerinin dışarı çıkmadığını görüyorum” diye yanıtlar.

***

Akıl, tehlike belirtilerini fark eder ve uzak durur.

***

(Haftaya “Corona’nın Arka Bahçesi”)

 

 
Etiketler: Corona, ve, “Biyo-terörizm”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Şubat 2020
Tonya ve “3K” Özentisi!
632 Okunma.
30 Ocak 2020
Kar...
398 Okunma.
16 Aralık 2019
Devlet, Otorite ve “Efendi-Köle İlişkileri”
727 Okunma.
25 Kasım 2019
Yaylalarda Mutfaklar Küçük Olur!
458 Okunma.
29 Ekim 2019
Cumhuriyet ve "Mirati Baba.."
680 Okunma.
15 Ekim 2019
Toprağın Sırrı ve Barış Pınarları
529 Okunma.
09 Eylül 2019
Tonya’da “3-Z” ve ERDOĞAN
470 Okunma.
28 Ağustos 2019
Anadolu Pedagojisi, Kadına Şiddet ve “Kalem Suresi”
843 Okunma.
16 Ağustos 2019
Kazın Ayağı Öyle Değil!
1104 Okunma.
02 Ağustos 2019
Uzungöl’de “Yabancı El Sendromu”
828 Okunma.
02 Temmuz 2019
İstanbul Seçiminde “Zombik Sistemler”
455 Okunma.
20 Haziran 2019
Türk Solu, Maçoğlu ve “Dersim’in Vahşi Kartı” (2)
470 Okunma.
28 Mayıs 2019
Komünizm, Maçoğlu ve “Dersim’in Vahşi Kartı (1)”
602 Okunma.
10 Mart 2019
Seçimler, Belediyeler ve Beklentiler… (1)
852 Okunma.
03 Şubat 2019
Sebzelerin Köyü; “Ölüm Tarlaları Stratejisi”
535 Okunma.
09 Ocak 2019
Eleştiri mi? Yoksa gizli bir “hayranlık” mı?
623 Okunma.
05 Ocak 2019
Yılbaşı’nın Arka Bahçesi
468 Okunma.
25 Aralık 2018
“Lapis Lazuli Koridoru”nun Jeo-politiği (Yeni İpek Yolu)
616 Okunma.
06 Aralık 2018
Horus’un Gözleri ve “Trabzon”
641 Okunma.
26 Kasım 2018
Öğretmen, eğitmen mi, yoksa bir öğreten mi?
492 Okunma.
12 Kasım 2018
Tonya Koop. Serüveni
991 Okunma.
29 Ekim 2018
Edison’un Annesi ve “And İçme…”
846 Okunma.
28 Ağustos 2018
Sosyete İftirası; “Spekülatif Atak”
751 Okunma.
31 Temmuz 2018
İmar Barışı veyahut “Kent Hakkı”
794 Okunma.
20 Mayıs 2018
Muharrem Bey’in Matematiği ve “Sıfır”
898 Okunma.
30 Nisan 2018
Seçim 2018 ve “Denge Analizi”
973 Okunma.
30 Mart 2018
Çitrakarna Meral!
1249 Okunma.
15 Ocak 2018
Tonyalı Hacı Hasan Efendi’nin Anısına…
1066 Okunma.
Haber Yazılımı