Yazı Detayı
05 Mayıs 2020 - Salı 00:04 Bu yazı 92 kez okundu
 
ÜLKEMİZDEKİ SAĞLIK HİZMETİ VE KORONAVİRÜS SALGININDAKİ BAŞARIMIZ
Dr. Eda Küçüktülü
 
 

2006 yılında, bölgenin çok ihtiyacı olduğu için, Numune Hastanesi’nde Onkoloji Merkezi kurulmasına karar verildi.

 

Yıllarca bırakın şehre hizmet etmeyi tüm bölgeye şifa dağıtan Numune Hastanesi bu işler için oldukça küçüktü.

 

Etrafında genişleyecek bir alan olmadığı gibi tarihi bina olduğu için yapılacak eklemelere Anıtlar Kurulu belirli kurallar dahilinde izin vermekteydi.

 

Bu zorluklar içinde, halkımızın alacağı kaliteli hizmet ve tedaviler göz önünde bulundurularak önce Kemoterapi Ünitesi sonra da Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp klinikleri, olmazlar oldurularak hizmete açıldı.

 

Radyasyon Onkolojisi Kliniği için gerekli olan cihazlar ülkemizde az sayıda merkezde bulunan özellikli cihazlardı ve bu cihazları şehre kazandırmak için Trabzon’un tüm ileri gelenleri seferber oldu.

Bu sayede bizler, bölgemizin insanlarını büyük şehirlere sevk etmeden bulundukları yerde tedavi edebildik.

Çevre ilçelerden gelen hastalarımız için de yataklı hizmet verdik.

 

Bu kliniklerde ciddi sayıda hasta tedavi ettiğimiz sırada Kaşüstü’nde oldukça büyük bir hastaneye sahip olduk.

 

“Keşke bizim klinikler de bu büyük hastanede açılsaydı” diye düşünürken, o zamana kadar hizmet verdiğimiz ve bir çoğunu tamamen kanserden kurtardığımız hastalar bize teselli oldu.

 

Çünkü, yeni hastane için bekleyeceğimiz bu yıllar içinde pek çok hastamız mağdur olacaktı ve belki de şehir dışına gidemediği için hak ettiği en iyi tedaviyi alamayacaktı.

 

Bütün bunları gündemimiz olan Korona virüs pandemisi sırasında neden anlattığıma gelince; Avrupa ve Amerika’da hastaları yatıracak yatak bulamadıkları gibi bazı hastaları solunum cihazından dahi çıkarmak zorunda kaldıklarını hepimiz medyada izledik.

 

Bunun bir nedeni, bize göre daha fazla Koronavirüs tanılı hastalarının olması diğer nedeni de, yatak sayılarının ve cihazlarının yetersiz olmasıydı.

 

Özellikle Avrupa’da hastaneler tıpkı bizim Numune Hastanesi gibi tarihi binalardan oluşmakta, büyük hastaneleri olsa da -yatırımlarını daha çok sağlıklı yaşamaya ayırdıkları için- böyle bir salgına yetecek kapasiteleri yoktu.

 

Düşünün, bizim şehrimizde de böyle bir salgında sadece Numune Hastanesi olsaydı, aynı sıkıntıları biz de yaşayacaktık.

 

Kaşüstü Hastanemizin kapasitesi sayesinde hem virüs ile enfekte olan hastalarımızı tedavi ettik hem de şüpheli vakaları evlerine yollamayıp hastanede izole edebildiğimiz için hasta sayımızın artmasına engel olduk.

 

Bu konuda, hastanelerimizin kapasiteleri dışında, İl Sağlık Müdürümüz Sayın Hakan Usta, Başhekimimiz Sayın Süleyman Türedi ve tüm sağlık çalışanlarımızın da bilgi ve tecrübesi sürece büyük katkı sağladı.

 

Ve onlar gibi diğer illerimizdeki kahramanlarımız ve Bakanlığımız sayesinde Türkiye’de tıbbın mükemmel olduğunu ispatladık.

     

Bu salgın sırasında fark ettiğimiz ve yine bize büyük katkı sağlayan konulardan bir tanesi de, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin her basamağının birbiriyle koordineli çalışıyor olmasıdır.

 

Avrupa’da Aile Hekimine başvurduğunuzda, konunun uzmanı olan hekimle, O istemezse asla görüşemiyorsunuz.

 

Bizde, Aile Hekimine bir telefonla dahi ulaşabiliyor, aynı zamanda da konunun uzmanına muayene olabiliyorsunuz ve hekimler tedavi sırasında size en faydalı olacak işleri sizi en az yoracak şekilde planlayabiliyorlar.

 

Böylece, bu salgında olduğu gibi tanı konulmasında bir gecikme yaşanmıyor.

 

Biz, bu ortak çalışmanın faydalarını kanser hastalarının erken tanı ve tedavisinde zaten görüyorduk, bu faydanın Covid-19 salgınında da kendini göstermesi bizim için sürpriz olmadı.

 

Çünkü Aile Hekimi arkadaşlarımız bulaş riski olan herkesi tek tek aradı ya da ziyaret etti ve erken tanı konulmasında büyük katkıları olduğu gibi izole edilecek kişilerin hızla belirlenmesini sağladılar.

 

Dünya’nın ne kadar değiştiğini bu salgın bir kez daha hepimize hatırlattı ve bu değişen dünyanın sağlığımıza her an ne kadar zarar verebileceğini de gözler önüne serdi.

 

Dünyamıza yaptığımız bu zararı düzeltmek ve bu tür salgınlara hazırlıklı olmak için önce ülke olarak sonra da birey olarak üzerimize düşeni yapmaya devam etmeliyiz, tıpkı şu anda evde kalarak tüm sağlık çalışanlarına ve yöneticilerine verdiğimiz destek gibi…

 

Trabzon özelinde de, evde kalmaya devam edip salgını en hızlı atlatan iller arasına girelim ve zamanında hep beraber Numune Hastanesi Medikal Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp kliniklerini açtırdığımız gibi Şehir Hastanemizin açılması için de elimizden geleni yapalım.

 

Trabzon’da Radyasyon Onkolojisi’nin kurulmasında katkısı olan bir insan olarak benim en büyük düşüm, Numune Hastanesi’nin sadece kanser hastalarının tedavi olduğu butik bir hastane olmasıdır.

 

Böylece, kanser hastaları bu tür salgınlarda tamamen izole tedavilerine devam edebilirler ve bir kanser savaşçısı olarak salgınlarda hastalanan insanlarımıza örnek teşkil edip onlardan da birer savaşçı yaratabilirler.

 

Anlaşıldığı üzere, ülkemizde artık sağlıkta olan kaliteli tedavinin daha da kaliteli ve lüks olması için düşler kuruyoruz.  Ve de, ülke olarak tüm dünyaya örnek gösteriliyoruz.

 

Tanı ve tedavi olarak her türlü imkana sahip olan bir ülkede yaşıyor olmamızın, en önemlisi de, bu imkanlara ücretsiz ve hızlı ulaşmamızın bize sağladığı ayrıcalığı tüm dünyaya haykırdığımıza göre, evde kalmaya devam ederek başarılarımızın diğer salgınlarda yapılacaklara ışık tutmasına da sebep olalım.

Türkiye’nin ışığını paylaşalım.

 
Etiketler: ÜLKEMİZDEKİ, SAĞLIK, HİZMETİ, VE, KORONAVİRÜS, SALGININDAKİ, BAŞARIMIZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı