Yazı Detayı
28 Eylül 2019 - Cumartesi 19:59 Bu yazı 176 kez okundu
 
Hadi gel köyümüze geri dönelim!
Cevat Baştan
 
 

Eskiden,

 

Köylerimizde nüfus çoktu, çocuklar vardı, okullar açıktı.

 

Hergün okulların önünde andımız okunur, zil çalar, sınıflara girerdik.

 

Her sınıfın bir öğretmeni vardı, idarecisi vs.

 

Teneffüslerde ve gün bittiğinde okul önünde futbol oynardık, kızlar ise çizik taş oynardı kimi ise ip atlardı.

 

O kalabalıklarda birbirimizi tanır, sosyalleşir ve kenetlenirdik.

 

Okuduk, büyüdük derken meslek sahibi olduk. Kimi hemşire kimi doktor, kimi öğretmen, kimi avukat, mühendis oldu.

 

Ve sonuç köyümüzü terk ettik.

 

Nüfus artmış ama arazilerimiz sabit kalmıştı.

Tarımla uğraşabilecek alan kalmayınca şehirlerde istihdam için kapı aradık.

 

Yani kaçınılmaz bir göç başlamıştı.

 

Kentleşme ve modern hayat derken alışkanlıklarımızda değişti.

 

Köylerimize belki hafta sonları bilemedin ayda bir Sıla-i Rahim için gidiyoruz.

 

Cenazeler olmasa belki de bayramdan bayrama gideceğiz.

 

Hal böyle olunca bir değişim yaşandı.

 

Nüfus azaldı, öğrenci sayısı azaldı, sınıflar azaldı. Bununla beraber öğretmen sayısı da azaldı.

 

Birleştirilmiş sınıflarda tek öğretmen çok az sayıda öğrenci ile kaliteli eğitim olmuyor.

 

Sosyal etkileşim sağlanmıyor.

 

Teknoloji ve standartlar taşınamıyor.

 

Mecburen öğrenciler merkezdeki okullara taşınıyor.

 

Keşke köy ve mahallerimize öğrenci sayısı artsa okullar kapanmasa...

 

Bu sadece temenni.

 

Kimse çocuğunu köy okullarında okutmuyor.

 

Sorunu çözmek için kimse fedakârlık yapmıyor.

 

Tıpkı Tonya süt fabrikası gibi…

 

Süt vermeyiz ama kooperatifimiz kapanmasın!

 

Çocuğumu, torunumu köy okuluna birleştirilmiş sınıfa gönderemem ama köyümüzün okulu kapanmasın!

 

 

Köyüme gidemem, orada yaşayamam ama, başkanım evime giden yolu yapacaksın!

 

Örnekleri artırmak mümkün.

 

Bu yıl ilçemizde iki okul daha kapandı.

 

Birisi milletvekilimiz Salih CORA’nın okuduğu Karşular İlkokulu, diğeri ise birçok eğitimci yetiştiren Sayraç İlkokulu.

 

Mevcut yönetmeliklere göre okullarda otuz öğrenci bulsak okul kapanmayacak.

 

Olay bu kadar basit.

 

Bu durumu ilçe milli eğitim müdürü, ilçe kaymakamı ve belediye başkanı ahaliye anlattı.

 

Herkes herşeyin farkında ama olayın birde siyasi boyutu var.

 

Eleştirmek, eylem yapmak ve protesto ruhumuzda var.

 

Derde çare üretecek çözüm önerecek olan yok. Doğruları söyleyince aradan sıvışmak moda oldu.

 

Hadi gel çocuğunu bu okula kayıt edelim. Herkesin öyle veya böyle bir mazereti var. O zaman bırakın samimi insanların duyguları ile oynamayalım. Çocuklarımızın geleceğini karartmayalım. Eğitim haklarına müdahale etmeyelim.

 

Eğer samimiyetle birşey yapacak isek;

 

Hadi gel köyümüze geri dönelim…

 

Devletten destek alıp hayvancılık yapalım.

 

Güneş enerjili evimizde kalorifer tesisatı kuralım.

 

Mezara kadar yolumuzu beton yapalım.

 

Sütümüzden kaymak alıp tereyağı satalım.

 

Okullarımızı açıp zilleri çalalım.

 

İstiklal marşı ile bayrağı dalgalandıralım.

 

Yoksa;

 

Kapanan köy okulları önüne gider,

 

Sadece, Fadime’nin düğününde halay çekeriz.

 

Kalın sağlıcakla…

 

 

 
Etiketler: Hadi, gel, köyümüze, geri, dönelim!,
Yorumlar
Haber Yazılımı