Haber Detayı
12 Mart 2020 - Perşembe 14:31 Bu haber 1360 kez okundu
 
İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ KUTLANDI, MEHMET AKİF ERSOY ANILDI
İstiklal Marşı’nın kabulünün 99. yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü programı düzenlendi.
- Haberi
İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ KUTLANDI, MEHMET AKİF ERSOY ANILDI

Tonya Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen programa Kaymakam Osman Sayılır, Belediye Başkanı Osman Beşel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ziya Durmuş, Tonya Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. İlyas Ün, İlçe Emniyet Amiri Osman Ersen Yılmaz, İlçe Müftüsü Haki Özgül, diğer kurum amirleri, davetliler ve öğrenciler katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda, Kur’an-ı Kerim ve şiirler okundu. Törende İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen vatan ve bayrak temalı liseler arası mektup, orta okullar arası şiir ve ilkokullar arası resim yarışmalarında dereceye girenlere ödülleri verildi.

Programda günün anlam ve önemine binaen bir konuşma yapan İmam Hatip Ortaokul Türkçe Öğretmeni Erol Elbir, “Altı yüz yıllık koskoca imparatorluğumuz yirminci asrın başında adeta doğum sancısında ölen bir ana gibi çöküvermişti. Fakat doğan çocuk yaşayacaktı. Çünkü İstanbul simsiyah bulutlarla kaplı dururken Anadolu’da fecir aydınlığı halinde milli mücadelenin ilk kımıldanışı çoktan başlamıştı.

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Anadolu’da milli mücadele kıvılcımını ilk yaktığı günlerde, Anadolu’da açılan milli mücadele bayrağı altına ilk koşanlardan biri de şair Mehmet Akif Ersoy’du. Mehmet Akif Ersoy koca bir cihan imparatorluğunun çöküşünün ve bu çöküşün küllerinden doğan yeni bir devletin doğum sancılarının yaşandığı çalkantılı bir çağa şahitlik etmiştir. Bu süreçte Milletinin bütün arayışlarını, çıkış yollarını, dert ve acılarını duyarak, yaşayarak şiirleştirmiştir. Çıkardığı ve başyazarlığını yaptığı dergiyi en değerli yazılarıyla donatıp, Türk milletine din, ahlak ve fikir mücadelesinin yolunu açmıştır. Çanakkale savaşlarının kahramanlık sayfalarını şiirleştirerek, hece hece aziz milletimizin hafızasına, tarih şuuru hanesine unutulmamak üzere nakşetmiştir. Kurtuluş Savaşı’nda ateşli konuşmaları ve etkili vaazlarıyla Hakkın, adaletin, vatan aşkının, millet bilincinin, yılmaz savunuculuğunu yapmış, yüreklerdeki iman korlarını alevlendirip kurtuluşun manevi mimarlığını başarı ile sonuçlandırmıştır” dedi.

Mehmet Akif Ersoy’un geride hakikate bağlılığı, adalete tutkunluğu, ahlakı ve sanatıyla sadece Türk gençliğinin değil bütün insanlığın örnek alabileceği bir hayat hikayesi bıraktığının altını çizen Elbir şöyle devam etti: “Milli Mücadelenin başlangıç aşamasında bir Ankara’ya varan Mehmet Akif hiç vakit kaybetmeden doğruca bir ulusun kaderinin tayin edildiği Büyük Millet Meclisi’nin yolunu tuttu. Acı ve ızdırap dolu bu çetin günlerde canından çok sevdiği Türk ulusunun yanında yer almıştı. Akif Ankara’ya varır varmaz ilk iş olarak vatanın bağımsızlığı adına halkı milli mücadele sancağı altında birleşmeye çağırdı. Bu uğurda Anadolu’yu adım adım dolaşan şair gittiği her vatan bucağında: ‘Bu vatan da kaybedilirse gidilecek yer kalmaz.’ diyerek halka milli mücadeleyi anlatarak yüreklere iman ve ümit aşılamaktaydı. İşte tam da o günlerde Batı cephesi komutanı İsmet Paşa cephedeki Mehmetçiği şevke getirip coşturacak bir milli marş yazılması fikrini Maarif Vekâletine açar. Paşanın bu düşüncesi Maarif vekâletince yerinde bulunarak bunun için bir yarışma tertip edilir. Tek şart yazılacak marşın milli mücadele ruhunu ifade edebilecek güç ve kudrette olmasıdır. Bu kutsal vazifeyi ifa etmek adına çok sayıda şair kaleme sarılarak yazdıkları şiirleri Maarif Vekâletine sunarlar, bu şiirlerin sayısı altı yüzü aşkındır. Ama ne var ki gönderilen şiirlerden hiçbiri İstiklal ve milli mücadele ruhunu yansıtacak kudrete sahip değildir. Böyle büyük bir güç ve kudreti barındıracak bir şiiri ancak imanıyla, yaşantısıyla Anadolu’nun çektiği ızdırabı hissedebilecek, onun için yanıp kavrulan bir kişi yazabilirdi. O kişi hiç şüphesiz ki milli mücadeleye gönül vermiş, ulusun derdiyle dertlenmiş Akif’ten başkası değildi. Böyle bir kişinin de milli mücadelenin destanını yazmakta güçlük çekmesi de zaten düşünülemezdi. Göğsündeki sonsuz iman, bitip tükenmek bilmeyen vatan aşkı ve hürriyete olan sonsuz inancıyla bu marşı sadece ve sadece o yazabilirdi.

Sonuçta milletin ızdırabını derinden hisseden Akif, milli mücadelenin ruhuna tercüman olan o büyük, eşsiz şiirini gece gündüz gözünü bir an dahi kırpmadan kaleme almıştır. Öyle bir şiir ortaya çıkmıştır ki bu şiir, bir ulusun trajik bir anda var olup olmama noktasında ihtiyaç duyduğu sonsuz gücü ve her türlü değeri taşımaktadır. İstiklal Marşı büyük Türk ulusunun tarihini, yılmayan mücadele ruhunu yansıtmaktadır. Bir ulusun yok olmama, var olma direncinin sonucudur bu marş. O marş öyle bir şiirdir ki, şairi bile ölüm döşeğinden: ‘Bu İstiklal Marşını kimse yazamaz, ben dahi yazamam. Allah bu milletle bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.’ diye haykırmıştır. Bu şiir istiklalin ta kendisidir. Milli Marşımızın yazarı Mehmet Akif’ in ruhu şad olsun.”

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: İSTİKLAL, MARŞI’NIN, KABULÜ, KUTLANDI,, MEHMET, AKİF, ERSOY, ANILDI,
Yorumlar
Haber Yazılımı