Haber Detayı
01 Mayıs 2020 - Cuma 00:45 Bu haber 5526 kez okundu
 
BABAMI REHİN ALAN BİR DEVLETTEN...
Tonyalı Gazeteci-Yazar Halim Bahadır'ın kaleminden...
- Haberi
BABAMI REHİN ALAN BİR DEVLETTEN...

1980 askeri faşist darbesine memleketim olan o şirin Karadeniz ilçesinde yakalandım.

Birkaç gün sonra sayın muhbir vatandaşların ihbarıyla kardeşim ve birkaç arkadaş daha aranmaya başlandık.

Bizler ne olduğunu anlamaya çalışırken babalarımızı gözaltına aldılar.

Daha açıkçası rehin alındı babalarımız!

"Haber gönderin oğullarınıza, gelip teslim olsunlar, yoksa yıllarca tutarım sizi burada" yollu bir ültimatom verildi babalara.

Yolu karakollara düşmemiş bu insanlar dehşete kapıldı elbette. Haber gönderildi bizlere dağa taşa.

Birkaç gün analiz yaptıktan sonra teslim olmaya karar verdik. Zira, yasadışı bir şey yapmamıştık ve babalarımıza artık kötü muamele edilmeye başlanmıştı. Sonuçta teslim olduk, Biraz hırpalandık. Bir bok bulamadı puştlar ve birkaç gün sonra bıraktılar bizi...

 

ARADAN TAM 40 YIL GEÇTİ...

Kara seyrek sakallı yirmi yaşındaki Halim Bahadır, saçı sakalı ağarmış bir amcalığa terfi etmişti artık.

Corona efendiyle karşılaşmamak için evdeyim, çoğu fani gibi. Ancak kullandığım tansiyon ilaçları bitmek üzere. Almam lazım, ancak eczaneye gidip beklemek de riskli gibi. Usta dedim kendime, otuz yıl vergi verdiğin devleti ara bakalım. Belki de dedikleri gibi "Vefa" uzatır elini. Dün ikindi vakitlerinde aradım. İkinci denemede açıldı telefon ve derdimi anlattım:

"Yalnız yaşıyorum. Yaş altmış olmuş. Yakınlarda yakınım yok. Maske de yok. Eczaneye gitmeye çekiniyorum. Kronik hastalık bu. Acaba devlet ilaçlarımı gönderir miydi bana eve?"

Görevli kadın birkaç zararsız soru sorduktan sonra ilaçlarımın isimlerini yazdı. Ve konuyu kaymakamlığa ileteceğini, onların bu sorunu çözebileceğini söyledi. Ufak bir şaşkınlık hali. Bu sabah kaymakamlıktan aradılar saat 09.30 gibi. Talebi değerlendirip görevli arkadaşlara bildirmişler. Onlar arayacakmış. Yarım saat sonra bir polis memuru aradı: "Amca ben eczanedeyim, ilaçların raporlu değil mi?"

Şaşkınlık az daha arttı. "Öyle" dedim. "On lira gibi bir para ödemeniz gerek. Alıp ilaçları geleyim mi?" dedi memur. "Tamam" dedim, "teşekkür ederim, bekliyorum sizi."

Devlet bir miktar yol aldı diye söylendim bir süre, balkonda voltalanırken...

Az sonra polisi caddede gördüm. Seslendim. Hayatımda ilk kez belki de polisi görünce keyiflendim. Sitenin bahçesinde buluşmaya karar verdik. Aşağıya indim. İlaçlarımı aldım. Parayı genç polis memurunun uzattığı kağıt keseye attım. Birkaç kez teşekkür ettim kendilerine. "Kendine iyi bak amca" dedi ve gitti.

Şaşkınlık diz boyuydu artık.

40 yılda fena değildi gelinen aşama, en azından hayatın bu alanında diye geçirdim içimden.

Ve sonra 40 yıl öncesinde, o karakola teslim olmaya gittiğimde, babamın allak bullak olmuş yüzü uzun süre gitmedi gözümün önünden. Dehşetten sevince kadar bütün insani duygular yüzüne toplanmıştı sanki...

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: BABAMI, REHİN, ALAN, BİR, DEVLETTEN...,
Yorumlar
Haber Yazılımı