Haber Detayı
10 Ağustos 2019 - Cumartesi 12:04 Bu haber 2428 kez okundu
 
ALİ CORA'NIN ANISINA...
BESLENMEDEN EN ÇOK ETKİLENEN KANSERLERDEN BİRİ; MİDE KANSERİ...
- Haberi
ALİ CORA'NIN ANISINA...

    Mide kanseri dünyada kansere bağlı ölümler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Bölgemizde de beslenme alışkanlıkları nedeniyle sık görülen kanserlerden biridir. Japonya’da da bölgemizde olduğu gibi tuza yatırılmış yiyecekler sık tüketildiği için mide kanseri sıklığı tüm dünyaya göre daha yüksektir. Ancak Japonya’da yaşayan yeni kuşaklarda sağlıklı ve doğal beslenmeye geçildiği için mide kanserinin gittikçe azaldığı gözlenmektedir. Yiyecek alışkanlıklarında tüm dünya bizim ananelerimizden gelen doğal beslenme tarzımıza dönüş yaparken biz neden sahip olduğumuz beslenme alışkanlıklarından vazgeçiyoruz? Ya da eski zamanlarda buzdolabı olmadığı için tütsüleme ve tuzlama teknikleri ile gıdaları saklayan adetlerimizin, imkansızlıklar nedeniyle olduğunu fark edip, mutfağımızın nadiren sahip olduğu zararlı alışkanlıklarını neden hayatımızdan çıkartamıyoruz? Evlerinde buzdolabı olanlarda tuzlama ve tütsüleme ihtiyacının azalması ile mide kanseri görülme oranı düşmüştür. Biz, Karadeniz insanı olarak “besinleri tuza yatırma” alışkanlığını damak zevkine çevirdiğimiz için mide kanseri olma riskini kendi kendimize arttırıyoruz. Yüksek tuz tüketimi, son yıllarda hepimizin öğrendiği “Helicobacter pylori” isimli bakterinin mideye yerleşmesine ve mide kanseri oluşturmasına sebep olmaktadır. Bu kadar basit bir çözümle, “tuzu azaltarak”, tedavisi oldukça zor olan ve ilerlemiş hastalıkta dünyada bile kesin tedavisi olmayan mide kanseri riskimizi azaltabiliriz. Üstelik, tuzu azaltmak kalp-damar hastalıklarından da koruyacaktır bizleri…

      Sadece tuza yatırılmış yiyecekler değil sigara ve az vitamin alımı da mide kanseri riskini arttırmaktadır.  Ülkemizde sigarayı bırakmak ile ilgili mükemmel programlar yapılmasına rağmen vatandaş olarak bu programlara uyum konusunda aynı mükemmelliği yakalayamadık! Sigaranın sadece akciğer kanserine değil mide kanseri gibi pek çok kansere de sebep olduğunu bilmek,  bizleri sigara kullanımı konusunda bir kez daha düşünmeye sevk edecektir. Hepimizin en güzel hediyesi “hayat” olduğuna göre ona kıymet vermek ve sigara gibi zararlı olduğu bilinen kanser etkenlerinden onu korumak en önemli görevimizdir.

       Mide kanserinden korunmak için A ve C vitaminlerinden zengin besinleri soframızdan eksik etmemeliyiz. Bu vitaminler, bölgemizde özellikle de Tonya’mızda sofralarımızda bulundurulması en kolay ürünlerle alınabilir. Osmanlı zamanında Trabzon Vilayeti Salnamesi’nde dahi övgüyle bahsedilen ve son yıllarda sertifikası da alınan Tonya tereyağı doğallığı nedeniyle, sağlıklı kullanıldığında oldukça iyi bir A vitamini kaynağıdır. Aynı zamanda süt, peynir, yoğurt ve yumurta gibi ürünleri, bu doğallıkta elde etmek isteyen bilinçli insanlar, büyük şehirlerden bölgemize gelirken bizim sahip olduğumuz güzellikleri değerlendiremememiz üzücüdür. Bu anlamda bu doğal ürünlere hünerli ellerimizle en güzel dokunuşları yaparken sağlığımıza olan faydası konusunda da bilinçlenmemiz ve toplumu da bilinçlendirmemiz bölge halkı olarak en önemli görevlerimizden olmalıdır. Bahçelerimizde sürekli yetiştirdiğimiz patates ve pazı da iyi birer A vitamini depolarıdır. C vitamini de, yine bölgemizde bolca yetişen kivi ve mandalinada bulunmaktadır. Bu meyveleri tükettiğimizde hem kanserden hem de çeşitli enfeksiyonlardan korunabiliriz.

      Sahip olduğumuz doğa harikası yaylalarımızın buz gibi sularından söz etmeden yazımı tamamlamayacağım! Kalitesiz içme suları da mide kanserine sebep olan etkenler arasındadır. Her an ulaşabileceğimiz sağlıklı su kaynaklarının olması bizim için bir şans iken onların kirletilmeden kullanılması da en çok dikkat etmemiz konulardan biri olmalı!

     Bir Karadenizli olarak, yaylalarımızda, doğal ortamlarda beslenen hayvanlardan üretilen besinlerin, dimdik yamaçlarda büyük fedakarlıklarla yetiştirilen sebze ve meyvelerin kıymetini bilmeliyiz. Bu doğa harikası bize hem sağlığımız hem de bölge ekonomimiz için hediye edilmiştir. Doğallıktan uzaklaşmadan, bu sağlıklı gıdaların üretimini -her türlü zorluğa rağmen- arttırarak sağlığımızı korumalı, dünyaca özenilen sofra kültürümüzden hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz. İmkansızlıklar nedeniyle hayatımıza giren “tuzlanmış hamsi” gibi ürünleri tüketmekten vazgeçmeli ve balığı en doğalından bulabilmemiz imkanını çok iyi değerlendirerek taze olarak tüketmeliyiz.

Sağlıklı günler dilerim…

 

Dr. Eda KÜÇÜKTÜLÜ

SBÜ Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniği

Kaynak: Editör:
Etiketler: ALİ, CORA'NIN, ANISINA...,
Yorumlar
Haber Yazılımı